Arşiv | Sosyal Medya RSS feed for this section

Blog yazarlarına…

5 Şub

Arkadaş çevrenizi düşünün. Çok farklı insanlardan oluşmakta, değil mi?

Dolayısıyla her farklı arkadaş ortamında yapılan sohbetin içeriği, tarzı, biçimi, dili son derece farklı.

Kimi arkadaşlarınızla saatlerce politika, ekonomi konuşur; nice memleketler kurtarıp nice ütopik dünyalar kurarsınız.

Kimileriyle ise, her şeyi hafife alarak gülüp geçersiniz hayatı, sohbetinizdeki en büyük derdiniz çayınızın çok koyu olmasıdır.

Ancak kimi gelir, ağzınızdan çıkan her kelimeyi özenle seçerek konuşursunuz, yeri yoktur gereksiz cümlelerin.

Blog yazarlığı da böyledir işte.

Bir arkadaş grubuyla yapılan sohbetten farksızdır.

Karşınıza kimleri almak istediğinizi düşünürsünüz. Sohbetinizi kimlerle yapmak istediğinize karar verirsiniz öncelikle.

İşte bu; hedef kitlenizi seçtiğiniz  zamandır. Blog’unuzun konseptini bu karar belirleyecektir.

***

Nasıl öğrencilerinizle sınıf içerisinde dün akşam içtiğiniz biranın lezzetinden veya hoşlandığınız kıza duygularınızı nası açtığınızdan bahsetmeniz uygun olmaz, blog’unuzda da hedef kitlenizin beklentileri dışında sohbet etmeniz yanlıştır.

Çünkü insanlar ortak bir şeyleri paylaşmak için sohbet eder, sohbetin en büyük dayanağı paylaşımdır. Paylaşım ise karşılıklıdır. Paylaşacağı, diğer bir deyişle alabileceği veya verebileceği bir şeyi olmayanlar, sohbetten ayrılırlar.

Çünkü sohbet uyumdur aynı zamanda. Farklı veya zıt fikirlere sahip olunarak da uyumlu olunabilir.

Uyum, çok daha geniş bir kavramdır çünkü: Alışveriştir, empatidir, anlayıştır…

***

Blog yazarı olan veya olmayı planlayan herkes için verebileceğim en önemli öğüt, doğru konsepti belirlemektir.

Kimlerle ne hakkında sohbet edileceğine karar verilmesidir.

Konsept belirlenince ise tutarlı olunmasıdır.

Çünkü sohbet ortamını bozabilecek her şey (örneğin sohbetin ana temasıyla alakasız bir fikir, uyumsuz bir kişi vb.) sohbet ettiğiniz kişileri kaçıracaktır.

Kaçanları geri getirmek ise, onları tutmaktan çok daha zordur.

***

O halde, blog yazarıysanız veya olmayı planlıyorsanız şu soruyu sorun kendinize en başta:

“Kimlerle ne hakkında konuşmaktan mutluluk duyarım?”

Bu sorunun cevabını içtenlikle verebiliyorsanız emin olun ki, sizinle sohbet etmekten çok büyük keyif olacak yüzlerce  insan katılacaktır sohbetinize.

Girişimcilik… Ya sonrası?

1 Oca

İsim: Mark Bao

Yaş: 18

Profil: Amerikalı teknoloji girişimcisi

Bazı projeleri: İş hayatına 2006’da (14 yaşında) atıldı.  O günden beri 11’den fazla teknoloji ve web girişimine imza attı. Bazı projeleri Avecora, Genevine, Supportbreeze

Hedefi: Yaptıkları ve yapacaklarıyla dünyayı değiştirip iyileştirmek. Kazandıklarını ve kazanacaklarını kanser araştırmalarına, insan ömrünü uzatma ile ilgili çalışmalara, insani destek projelerine, uzay keşiflerine ve bunlar gibi dünyaya değer katabilecek her türlü oluşum ve çalışmaya yatırmak. (Detayları sitesinde)

Uzun vadeli hayat planı: 30 yaşına kadar 10 milyar dolar kazanmak.

  • Bu paranın yüzde 80’ini (8 milyar dolar) hedefinde belirttiği alanlardaki girişimleri desteklemek için kullanacak.
  • Yüzde 10’unu (1 milyar dolar) kendi kuracağı Mark Bao Vakfı’na ayıracak.
  • Yüzde 5’ini (500 milyon dolar) genç girişimcileri desteklemek için bağışlayacak.
  • Geriye kalan 500 milyon dolar ise kendisinin olacak.

Son projesithreewords.me

Bu sitede, arkadaşlarınız sizinle alakalı 3 kelime yazıyorlar ve yazdıkları anonim olarak yayınlanıyor. Çok basit bir iş fikri, ama şunu iddia ediyorum; yeteri kadar kendini duyurmayı başarırsa, Türkiye’de gençler arasında ciddi anlamda popüler olma potansiyeline sahip bir proje. Bu arada benim de hesabım var. 🙂

Bunları niçin paylaştım?

Hepimizin aklının bir köşesinde kendi işini kurmak vardır. Kendimizi kandırmayalım.

Kendi kendimizin patronu olmak, kendi eserini bebek şevkatiyle büyütüp geliştirmek, başarını görüp göğsünü kabartmak… Kulağa çok hoş geliyor değil mi?

Peki, sizce amaç bu mu olmalı?

Kendi girişimimizi, işletmemizi, projemizi hayata geçirdikten sonra kenara oturup seyretmek mi olmalı hedef?

Kısacası girişimcilik kendi başına bir amaç mıdır sizce?

***

Üstteki örnek; bu soruya 18 yaşındaki bir gencin haykırarak “HAYIR” deyişini anlatıyor.

Kişisel sitesini incelerseniz, projelerini araştırırsanız çok daha gürültülü bir biçimde çınlayan “HAYIR” haykırışını duyarsınız okuduklarınızda.

Bu “çocuk” bağırarak diyor ki; hedefim ne kendi işimi kurup kenara oturmak, ne de kazanacağım parayı bir başıma “yemek”.

Birikimlerimin neredeyse tamamını dünyayı daha güzel bir yere çevirmek için harcayacağım, bunun için de gerekiyorsa daha fazla iş kuracağım, daha fazla para kazanacağım, daha fazla çalışacağım…

***

18 yaşında bir çocuk belki de girişimcilik aşkıyla yanıp tutuşan birçok kişiye çok önemli bir şeyi hatırlatıyor.

Niçin girişimciyiz? Başarırsak ne yapacağız?

…Ya sonrası?

 

En Çok Konuşulan Diller

13 Eki

Bilgiyi çok yaratıcı olarak görselleştiren bir infographic daha.

Londra metro haritası üzerinde dünyanın en çok konuşulan dilleri gösterilmiş.

Her hat bir dili, hatların kesişimleri ise o dilin yaygın olarak konuşulduğu ülkeleri gösteriyor.

Örneklemek gerekirse; sarı ve bordo hatların kesişimindeki Pakistan’da İngilizce ve Urdu dillerinin konuşulduğunu anlıyoruz.

Metro haritalarını infographic olarak görselleştiren tek örnek değil bu. Daha önce de bilimsel gelişmeleri metro haritası üzerinde zaman akışı biçiminde görselleştiren bir infographic yayınlanmıştı.

Sanal Dünyanın Gerçekçiliği

9 Eki

Gerçek hayatla, gerçek hayatın sanal yansımasının birbirleriyle birebir örtüşmelerini beklemek mantıksız.

Dolayısıyla; gerçek dünyadan enerjisini alan sanal dünyanın özgün dinamikleri, hayatın gerçeklerini bambaşka şekillerde yansıtabiliyor.

Ne demek istediğimi aşağıdaki infographic’i incedikten sonra daha iyi anlayacaksınız.

Bazılarının gece yarıları bilgisayarı açıp yetişen ürünlerini toplamasına veya süt sağmasına neden olan, sosyal ağların popüler oyunu FarmVille oyuncularının, diğer bir deyişle “sanal çiftçi”lerin profili, “gerçek çiftçi” profiliyle karşılaştırılıyor alttaki görselde.

Görselden ilginç detaylar şöyle:

  • Ortalama “sanal” çiftçi 43 yaşında bir bayanken, “gerçek” çiftçi profili 57 yaşında ve erkek.
  • Sanal dünyada en fazla ekilen ürünler sırasıyla çilek, buğday, üzüm, pirinç ve bal kabağıyken; gerçek dünyada en fazla ekimi yapılan ürünler su kamışı, mısır, buğday, pirinç ve patates.
  • “Sanal” çiftçilerin yüzde 60‘ı bayanken, “gerçek” dünyadaki çiftçilerin sadece yüzde 13‘ü bayan.
  • Dünya nüfusu 6.8 milyar. Tarımda çalışan insan sayısı ise 2.6 milyar. “Sanal” çiftçilerin sayısı ise sadece 60 milyon, yani dünya nüfusunun sadece yüzde 1’i.

Bu arada, sanal tarımın kurallarını oyunun yapımcısı Zynga firmasının koyduğunu da hatırlatmakta fayda var. Mesela getirisi en yüksek ürünler, ürünlerin yetişme süreleri vb. gibi kurallar Zynga tarafından belirlenmiş ve gerçekle örtüşmeyen tarafları da var.

Yine de; gerçeğin sanaldaki izdüşümünden bahsedeceksek, burada kullanıcılarla beraber kurumların ve firmaların da sanal gerçekliği oluşturmada önemli aktörler olduğunu gözardı edemeyiz.

En “Sosyal” Şirketler

19 Eyl

Netprospex, çalışanların sosyal medyayı kullanım oranlarına bakarak en “sosyal” şirketleri sıralayan bir rapor hazırlamış. Rapora göre Google, Microsoft ve Amazon, çalışanlarının sosyal medyayı en yoğun kullandığı 3 kurum seçilmiş.

Listede teknoloji şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor.

Raporda ayrıca, değişik sektörlerde ve iş alanlarında çalışanların sosyal medya kullanım alışkanlıkları da görselleştirilmiş. Arama motoru, çevirimiçi portal, medya, bankacılık ve pazarlama sektörlerinde çalışanların sosyal medyayı daha aktif kullandıkları aşağıdaki görselde net olarak gözüküyor.

Cenaze, lojistik ve kuru temizleme sektörleri, çalışanlarının sosyal medyayı kullanım oranlarının en düşük olduğu alanlar.

Tütün sektörü çalışanları ise Twitter’ı neredeyse hiç kullanmıyormuş. Bu da rapordan ilginç bir ayrıntı.

Kaynak: http://www.readwriteweb.com/archives/google_microsoft_employees_are_most_social_report.php

Ekşi Sözlük ve bilmediklerimiz

16 Eyl

Bu blogda başarılı bulduğumuz infografikleri sıkça paylaşacağımızı belirtmiştik.
Ekşi Sözlük hakkında ReklamZ ekibi tarafından hazırlanmış başarılı görsel de paylaşmaya değer bence.

Kaynak: http://www.webrazzi.com/2010/09/14/eksi-sozluk-infografik/

Fırsat avcıları

16 Ağu

Bu aralar Internet’teki favorilerim grup indirimi yapan siteler. Aslında bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum, zira bu sitelerin üyeleri çığ gibi büyümekte her geçen gün.

Bu sitelerde fiyatların ucuzluğu kadar, seçilen mekanların kalitesi de göze çarpıyor. Bu iş modelinde genel mantık belli sayıda kişi tarafından o “fırsat”ın satın alınmış olması. Bu sebepten siteden bir fırsatı ilk satın almaya kalktığınız zaman hemen paranız çekilmiyor. Ne zaman “eşik” kişi sayısına ulaşılırsa o zaman para hesabınızdan çekiliyor. Böylece fırsat kuponuna sahip oluyorsunuz. Her bir fırsatın belli bir zaman dönemi var. Bu dönem ortalama 2-3 ayı buluyor. İstediğiniz zaman satın aldığınız kuponla fırsatınızı yaşayabiliyorsunuz.

Geçtiğimiz haftalarda bu sitelerden biri sinema keyfini 1 TL yaparak gerçekten de kendi popülaritesini en tepeye çıkardı. Bunun gibi uç fırsatları zaman zaman görmek mümkün.

İşin ilginç yanı, Internet ile beraber gelişen popüler sosyal ağ ve arkadaşlık siteleri, bu yeni akımla beraber gerçek sosyalliğe geçişi de beraberinde getiriyor. Ancak bu geçiş, tahmin edilebileceği gibi hummalı bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Habertürk’ün 15 Ağustos 2010 tarihli İK ekinde yer alan haberde Groupon ekibinin her bir üyesinin insanların ağız tatlarını ve hangi mekanları daha çok tercih ettiklerini günboyu araştırdığı yer alıyordu. Mekanın kalitesinden yemeklerinin tadına kadar her bir ayrıntı bu tip sitelerin yaratıcıları tarafından titizlikle irdeleniyor. Bu da karşılığında her gün büyüyen bir talep yaratıyor.

Şüphesiz ilerleyen günlerde, Facebook gibi sosyal ağlarla daha da entegre bir biçimde bu yeni oluşum daha da büyüyerek Internet ortamındaki yerini sağlamlaştıracak.