Yekpare: Haydarpaşa anısına…

29 Kas

Yekpare, İstanbul’un 8500 yıllık tarihinin hikayesi.

Bu hikayede putlara tapılan döneme ait sembollerden Roma imparatorluğuna, Bizans döneminden Osmanlı’ya ve günümüze kadarki İstanbul’dan kesitler sunuluyor.

İstanbul’un en güzel mimari eseri Haydarpaşa Garı da bu hikayenin yansıtıldığı perde olmuş bu çalışmada.

***

Orta Doğu’yla Batı’nın birleşim noktası noktasıdır Haydarpaşa Garı 1906’dan beri. 1950’lerden itibarense Anadolu’dan göçlerin İstanbul kapısı olmuştur Haydarpaşa, şehrin bugünkü kaotik ve renkli yaşamına açılan…

İçerisinde binlerce hikaye barındıran, tarihe tanıklık eden Haydarpaşa Garı’nda dün çıkan büyük yangın, herkesin yüreğini ağzına getirdi.

İstanbul’un ve dünyanın en güzel eserlerinden birini bir ihmal sonucu tamamen kaybediyorduk nerdeyse.

Yakın zaman önce İstanbul’un güzelliği ve ona sahip çıkmamız üzerine yazdığım yazının mürekkebi kurumadan bu acı olayı yaşamamız, değerlerimize nasıl sahip çıktığımızı sorgulamamız için sarsıcı bir fırsat olabilir.

İstanbul’un ve ülkemizin güzelliklerine sahip çıkmalıyız bir an önce…  İlerde keşke dememek için…

***

Paylaştığım çalışmanın detayları şöyle:

“Yekpare” is a storyteller which narrates the 8500 year story of Istanbul. The story embraces symbols from Pagans to Roman Empire, from Byzantine Empire to Latin Empire, and finally from Ottoman Empire to Istanbul at the present day.

Haydarpaşa Train Station, with its brilliant architectural forms, is the building on which the story is projected. The connection between middle east to west has been provided by Istanbul and Haydarpaşa since 1906. In the 50’s it served as a door for millions of internal emigrants who have triggered the chaos in Istanbul’s dialectical daily life scenes.The project’s conceptual, political and geographical positioning, the location’s depth of field and the fact that the entire show can be watched from Kadıköy coast; make “Yekpare” a dramatic presentation. 

The first day of the performance also marks the 47th deathday of Nazım Hikmet Ran, the famous Turkish poet. We started out with a quote from his epic novel, “Human Landscapes from My Country”: “At Haydarpaşa Train Station, in the spring of 1941, it is three o’clock. Sun, exhaustion and rush lay on the stairs…”

Art Direction & Visuals:
Deniz Kader – Candaş Şişman

Music & Sound Design:
Görkem Şen

Project Management:
Erdem Dilbaz

Modelling: Gökhan Uzun – Can Dinlenmiş (prospektif.org)

Kaynak:

http://vimeo.com/12584289

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s