Sağlıkla kalın…

24 Eyl

Bugün babamın rahatsızlığı nedeniyle, Türkiye’nin ve dünyanın en seçkin ve başarılı doktorlarının da çalıştığı ülkemizin en önemli 2 üniversite hastanesindeydim.

Daha önce de hasta ziyareti vs. gibi nedenlerle de bu kurumlara gelmiştim; ama bugün daha önce farketmediğim birçok (ve genelde olumsuz) izlenimle ayrıldım ülkenin önemli bu 2 kurumundan.

***

İlk izlenimim operasyonel işleri yürüten (vezne, kayıt vs…) kişiler ile ilgili.

Hasta ve hasta yakınlarıyla ilk teması kuran bu kişilerin etraflarına herkesten çok daha fazla pozitif enerji vermeleri, yani güleryüzlü, anlayışlı, sabırlı olmaları gerekmez mi?

Çünkü kimbilir hangi dermansız hastalıkla boğuşan, hangi sevdiğini kaybetmenin eşiğinde olan, veya hangi dertlerin pençesindeki ve belki de son bir umutla tıptan çare uman binlerce insanın ilk duraklarıdır buraları uzun ve belki de sonu kötü bitecek yolculukta.

Son gücün toplanacağı, enerji ve umut vermesi beklenen yolculuk başı durakları gibidir buraları.

Oysa ziyaret ettiğim her 2 kurumda da “benim karşılaştığım” operasyonel işleri yürüten görevlilerin önemli bir kısmı hayattan bezmiş, sabırsız, ukala, ters ve negatif enerji dolu kişilerdi maalesef. Değil ufacık bir tebessüm sunmayı, sorulara cevap verme nezaketini göstermekten bile aciz, hasta yakınlarına neredeyse düşman gözüyle bakan (hatta bakma lütfunu bile göstermeyen) insanlarla karşılaştım.

Burada kesinlikle bir genelleme yapmıyorum. Bana tesadüf eden bir azınlıktan bahsediyorum. Öyle olmasını istiyorum, umuyorum.

***

Diğer bir izlenimim de bu kurumların fiziksel olarak içinde bulundukları içler acısı durumla ilgili.

Bir önceki yazımda “engelli vatandaşlar” ile vurguladığım “insana değer vermek” kavramının anlamsızlaştığını bu kurumlarda gördüm.

Belki de yüzlerce metre mesafe katederek bir diğerine ulaştığınız polikliniklerin bulunduğu komplekste, değil engellilerin ve hastaların, en sağlıklı insanın bile aşmakta zorluk çekeceği merdivenlerden çıktım, yokuşları tırmandım. Arabaların parkettiği ve yolu tıkadığı kaldırımlardan “neredeyse yarım metre aşağıda kalan” asfalta atladım, devam ettim taşıtlarla yanyana.

Hasta ve hasta yakınlarının içinde bulundukları durumu bir kenara bırakıyorum, buralarda görev yapan personelin çalışma ortamı bile bu kurumların isimlerinin saygınlığının yanında o denli utandırıcıydı ki…

Spor salonu büyüklüğündeki bir odanın en ucuna konmuş tek bir masada size tahlil sonuçlarını veren görevlinin, açıktaki (belki de elektrik kaçıran) binlerce kablo ve priz arasında, ve odanın farklı yerlerine yığılmış “molozumsu” eski sandalye ve masa kalıntıları içerisinde nefes almaya çalıştığına şahit oldum mesela.

Sonra kendi kendime kızdım, bu insanların hayattan bezmiş görüntülerinden şikayet etmeye hakkım var mı diye?!

***

Sayfalarca yazabilirim.

Yazdıkça içim daraldığından, ve bugünün de haftanın en keyifli günlerinden biri olmasından, ve sizlerin de bu mutlu Cuma akşamında böyle bir iç karartıcı yazıyı haketmediğinizi düşündüğümden kesiyorum burada.

Sağlıkla kalın!

Reklamlar

Bir Yanıt to “Sağlıkla kalın…”

  1. Tugay ALTAN Eylül 28, 2010 00:19 #

    Türkiyemizin önemli sorunlarından biri, üzgünümki yaşanmış ve her an yaşanabilen olaylar. Ümit edelimki seslerimiz, yazılarımız birgün duyulurda, sağlık sorunlarıyla uğraşan hasta ve hasta yakınlarına, bu kişilere gerekli ilgi ve güleryüzü gösterebilmek için seçilmiş, ilgili eğitimi almış kişiler hizmet verir.

    Önemli bir sağlık sorunu olan bu konuyu gündeme taşımış olduğunuz için teşekkürler,,, kolaylıklar dileklerimle,,, selam ve sevgiler …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s